Bir Hayal Kırıklığı - Cem Yılmaz’lı Telekom Reklamları (Yorum)
Herşey 11 Kasım 2005′te Türk Telekom’un özelleştirilmesi ile başladı. Ondan önce devlet bünyesinde faaliyet gösteren Telekom, artık Suudi merkezli Oger’in eline geçmişti. Bununla beraber, şirketin alternatifi yoktu yani sektörde tekel konumundaydı. İlk başlarda pek sorun yaşanmadı, fakat zamanla şirketin alt yapı çalışmalarında yavaş hareket etmesi, teknolojiye ayak uyduramaması ve düşük hızdaki interneti yabancı ülkelerden çok daha pahalı satması tüketici ile şirket arasını açtı. Çeşitli kampanyalar düzenlendi, imzalar toplandı ve hatta Telekom’la ve reklamlarıyla dalga geçilmeye başlandı.
Bunun üzerine harekete geçen Telekom yetkilileri ülkenin en sevilen ve önceki reklam kampanyalarında çalıştığı firmalara en çok kazandıran adam olan Cem Yılmaz ile anlaştı. Amaç belliydi, halka Telekomu sevdirmek ve artı değer sağlamaktı. Cem Yılmaz sadece ülkenin en iyi komedyeni değil, ayrıca bundan önce oynadığı (Panasonic, Telsim, Doritos, Opet gibi) reklamlarda bir efsane olmuş ve sloganları dilden dile dolaşmaya başlamıştı.
Ancak, evdeki hesap çarşıya uymadı. Cem Yılmaz, bu kampanyada birbirinin devamı olacak kısa film çekmek yerine kendisini şöhrete taşıyan ve en başarılı olduğu yeri ekrana taşımak istedi. Belki bir bakıma haklıydı, çünkü en iyi yaptığı iş stand-up’tı. Önceleri kendi oynamayı tercih etti, bir kaç esprisi hariç diğerleri vasatın bile altındaydı. O bir kaç esprisi de aman aman süper değildi, sadece Cem Yılmaz vasatıydı. Hepimiz dedik “Biraz bekleyelim, Cem Yılmaz’ın bir bildiği vardır”. Ama sonraki reklam filmleri daha felaketti (babası, amcası, dayısı ve abisinin oynadıkları). Açıkçası, herkes hayal kırıklığına uğradı ve maalesef Türkiye’nin espri anlayışını değiştiren Cem Yılmaz, kendi ismine zarar verdi. Belki reklamlar çok kötü değildi ama herkes Cem Yılmaz’dan daha iyisini bekliyodu (tabi sadece Cem Yılmaz oynadığı için gülenler hariç).
Sonuç olarak, ülkeye Telekom’u sevdirmesi beklenen Cem Yılmaz, bırakın Telekom’la halkın arasını yapmayı reklam kampanyasından hüsranla çıkarak kendi isminin tartışılmasına sebep oldu.
Etiketler: cem yılmaz, güncel TV reklamları, kötü reklamlar, reklam analiz, reklam filmi, türk telekom Kategori: Reklam Analiz |
15 Eylül, 2007 at 17:56
Kesinlikle katiliyorum bu yoruma…
Anafikir kötü, espriler kötü hatta (hangi espiri deseniz bile yeridir), senaryo kötü, ne anlatmaya casliyorlar bu reklamda anlamış degilim, ne zeki ne de bilgiledinirici…
Tamam bir iki bilgi serpistirmisler araya ama insanin ondan evvel bu sahne neyin nesi, amca, dayi, baba ne ariyor bu sahnede diye düsünmekten bilgileri es geciyor..
Cem Yilmaz hayranligim bile fayda etmedi, sevemedim gitti bu reklam kampanyasini iste..
15 Eylül, 2007 at 17:57
Ben de sevemedim bu reklamları. Zaten sevilecek bir tarafı da yok. Gıcık oluyorum desem yeridir
En çok da babasının şu tatlıya bağlayalım muhabbetinin geçtiği reklama ifrit oluyorum. Adam telefonda sözde oğluyla (Cem Yılmaz’la) konuşuyor. Konuşma esnasında “Tatlıya bağlayalım?” diyor ama gidiyor “TAHTAYA BAĞLAYALIM” yazıyor. Her gördüğümde fitil oluyorum. Ulen diyorum, telefonda konuşurken anlıyorsun, hatta “Tatlıya Bağlayalım” diye teyit ediyorsun, sonra niye gidip de “TAHTAYA BAĞLAYALIM” yazıyorsun. Bunak felan da değilsin… Espri için bu kadar kastırdın hadi, bari espri güzel olsa da gam yemesem!
Ne diyim, Allah sizi davul etsin e mi!
20 Eylül, 2007 at 13:48
Arkadaşlar;
Bir noktayı es geçiyorsunuz. Cem Yılmaz şimdiye kadar güzel espri yapıyordu da bir anda aptallaştı mı? Bu işi Türkiye’nin vergi rekortmeni bi şirkete yapıyor olması birşey ifade etmiyor mu? Para için yapıldığı ve Cem Yılmaz tarafından yazılmadığı neredeyse kesin bu reklamlarda katıldığım tek nokta yine de ismine göre bir iş yapmamış olması. Bunu da herhalde kendisi düşünmüştür ancak bir şekilde anlaşma sonrası kısıtlanmış olmalı.
13 Ocak, 2008 at 18:20
Ya belki haklısınız ama zaten adamlar izlenmeyi istemedilermi?Bunuda bence elde ettiler.İnsanlar bu reklamları ‘Aa Cem Yılmaz kesin komik bişeyler vardır izleyelim bakalım.’ diye izliyolar.Bekli espriler kötü ama karşınızda espri diyince Türkiye’de akla gelen ilk isimlerden biri olan Cem Yılmaz çıkınca karşıkonulmazda olabiliyo bazen.
27 Nisan, 2008 at 17:18
Son yapılan bademcik ameliyatı arka planındaki görüntülü konuşma reklamı çok başarılı kimse yadırgayamaz.Bu arada her reklamın komik olma zorunluluğu da yok ki…
27 Nisan, 2008 at 19:30
Son reklam bence de fena değil, hele şaşı kediyi gördükçe kopuyorum. Ama önceki reklamlar söz konusu ise çoğu gerçekten “çok” kötü.
Doğru, her reklamın komik olma zorunluluğu yok elbet, ama bu reklamlar komik olma iddiasıyla çekilmiş ve yayınlanmış reklamlar. Dolayısıyla bu reklamlar komik olmak zorunda